Aç kalmadan zayıflama ve tok kalarak zayıflama yolları

Geçmişte muhakkak kendinize bir çok kez “Acaba çok mu yiyorum? ” diye sormuşsunuzdur. Bu oldukça tipik bir olaydır. Kendimizi aynanın karşısında baktığımızda kilo almış görürüz. Ardından sofrada tabağın içerisinin kilo aldırıcı ve şişmanlatan yemeklerle dolu olduğunun farkına vardığımızda ise işte zayıflama zamanının geldiğini anlamış oluruz. Çok yada az yemek elbette elimizdedir. Buna karar verecek olan da biziz. Zaten bir insanın zayıflama veya kilo almasının en büyük müsabbibi yine kendisidir.

Bazen yurt dışından gelen yakınlarımızdan ve tanıdıklarımızdan, batılı ülkelerin (fransa gibi) tabaklarının bizlerinkinden daha küçük olduğunu duymuşuzdur. Acaba fransızların ince ve alımlı olmasıyla tabak boylarının daha küçük olması arasında bir ilişki olabilir mi? Toplumların zayıf yada şişman olmalarının ardında bir çok etken bulunmaktadır. Ancak elbette az yada çok yeme alışkanlığına sahip olmak, şişman kalmak veya zayıf kalmak arasındaki tercihi de belirleyen en önemli unsurdur. Misal olarak Amerikan restoranlarında ve ülkemizde lokantalardaki servis tabakları oldukça büyüktür. Fransa da bir porsiyon olarak algılanan yemek, bizlerde yarım porsiyon olarak görülebilir. Bu durumda hem fazla yemeklerin dökülmesi nedeniyle bir savurganlık riski ortaya çıkmaktadır, hem de toplumları daha fazla yemeye teşvik ederek toplumsal bir salgın olan obezite riskini de artırmış oluyoruz.

Zayıf kalarak ve aynı zamanda sağlığımızı muhafaza ederek yaşamanın en önemli anahtarı, midemizin, içgüdülerimizin ve iştahımızın sesine göre değil vücudumuzun ihtiyacı olan kalori miktarına göre yemek yemekten geçmektedir. Misal olarak sokakta gezerken lokantadan gelen misk gibi kebap veya pizza kokusu bizlerin aklımızı çelerek yememize ikna edebilir. Bu durumda dahi hemen en yakın büfeden bir şişe su alarak içmeliyiz. GÜnlük 8 bardak suyu düzenli olarak içen kişilerde fazla yeme ve kalori alma riski en aza düşmektedir. Bu sahte acıkme belirtilerini önledikten sonra gerçekten acıkırsanız zaten bunu net biçimde hissedeceksinizdir. Zayıflamanın önnündeki en büyük engel, acıkmadığınız halde kendinizi aç hissederek gereğinden fazla yemenizdir.

Şimdi sizin gerçekten aç olduğunuzu düşünelim ve yemek yemek istiyorsunuz. Bu durumda bir sürü yiyecek yemek yerine küçük bir porsiyonla da idare etmeyi öğrendiniz. İkinci aşamada dikkat etmemiz gereken şey ise yediğimiz yemeklerin içeriğinin ne olduğudur. Zayıflamak istiyorum diyorsanız bu halde özellikle yağlı ve yüksek kalorili yemeklerden uzak durmayı öğrenmeliyiz. Örneğin et kerken kırmızı eti yoğun, yağı az kısımlarını tercih etmeliyiz.

Yemeklerde zeytinyağı kullanımı da zayıflamaya faydalı bir etkendir. Doymamış yağ asitlerinin yoğun biçimde bulunduğu rafine yağlar, hem damar ve kalp rahatsızlıklarını artırıcı bazı riskler içerir, hem de kalorili olmasından dolayı hem zayıflama yolunda büyük engeldir hem de sağlıksız bir beslenme rejimine yol açmaktadır.Dondurulmuş, şoklanmış, işlemlerden geçirilmiş gıdalar, genelde kilo aldırıcı şişmanlatan besin gruplarını içerir. Zayıflamak veya zayıf kalabilmek için bu tür gıdalar yerine, yeşil yapraklı sebzeler, kırmızı renkli meyve ve sebzeler, greyfurt, patlıcan, karnıbahar, mantar gibi yiyeceklerin kullanıldığı yağsız gıdaları yemeniz tavsiye edilir.

öğün aralarında atıştırırken, cips, kola, çikolata, şekerlemeler ve unlu mamüller, pastalar, kekler kurabiyeler yerine, meyve lerle beslenmek, kuruyemişlerden de nohut gibi zayıflatan yiyeceklerden almak en iyi yöntemdir. Hepinize formunuzu sağlayacak yemekler ve zayıf günler dilerim.

Read More
Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.